BASIN BİLDİRİSİ
18/01/2010
“Tam Gün Yasa Tasarısı” konusunda KAYSERİ TABİP ODASI BASIN BİLDİRİSİ
KAYSERİ TABİP ODASI BASIN BİLDİRİSİ
18.01.2010
Tam olmayan “Tam(!) Gün Yasası”nın karşısındayız!
- İnsanlara hizmet etmekten onur duyan biz hekimler, hekimlik ve sağlık üzerinden siyasi rant elde etmek kaygısıyla ortaya atılan Tam Gün Yasası konusunda, değerli basınımız aracılığı ile kamuoyunu bilgilendirmeyi uygun buluyoruz.
- Biz hekimler “Tam Gün”ü, hekimlerin kamu ya da özel sektörden birini tercih etmesi ve özel sektörü tercih eden hekimlerin kamu olanaklarını kullanmaları yolunun engellenmesi olarak anlıyoruz. Bu anlayıştan uzak olan gündemdeki tasarı, ne yazık ki Sağlık Bakanlığı’nın birçok uygulamasında olduğu gibi hekimlik ve sağlık üzerinden, “vurun abalıya” zihniyetiyle yapılan siyasetin kurbanı edilmek üzeredir.
- Bizler, bu ülkenin hekimleriyiz. Bu ülkenin insanlarına hizmet etmekten de gurur duyuyoruz. Hekimliğin " siyaset üstü" olmasını istiyor ve " siyasete alet edilmesine" karşı çıkıyoruz. Fedakârlıkla özdeşleşmiş olan hekimlik mesleğini, onur duyularak yapılan bir meslek olmaktan uzaklaştırmaya yönelik siyasi girişimleri üzülerek ve ibretle izliyoruz.
- Hekimlerin, Meslek Odalarının ve Uzmanlık Derneklerinin, görüşleri ve katkılarına adeta kulak tıkayarak, “ben her şeyi bilirim” ve “ben yaptım oldu” anlayışıyla dayatılan bu yasanın, bu haliyle ne hekimlere ne de hastalara yarar sağlamayacağı açıktır. Yasa bu haliyle yürürlüğe girdiğinde, zaten son derece karmaşık ve kaliteden yoksun sağlık sistemini daha da içinden çıkılamaz hale getirecektir.
- Sağlık Bakanı kamuoyunu yanıltıcı açıklamalarla hekim karşıtı düşünceleri körüklemektedir. Siyasi iradenin, özellikle hekimlere ödenecek ücretler konusundaki gerçek dışı beyanatları, en sade tabirle “oy avcılığı” olarak nitelenebilir. Kamuoyuna sunulurken; toptancı bir şekilde hekimlerin suçlanması, " paracı" ve " sistemi suistimal eden kişiler" olarak halka şikâyet edilmesi, hatta pratikte gerçekleşmesi mümkün olmayan rakamlar vererek hekimle halkı karşı karşıya getirme gayretleri hiçbir insaf sahibinin kabul edemeyeceği söylemlerdir. Hekimlerin özverili çalışmalarının önünde engel olan bu durum, siyasetçiler eliyle sağlık sistemine vurulan en önemli darbedir.
- Mevcut tasarı, özel hastanelerin önce denetimsizce kamuya açılması, daha sonra bunaltılması, ikinci basamak hastanelerin apar topar Eğitim Araştırma Hastanelerine dönüştürülmesi, pilot uygulama kapsamında aile hekimliğine geçilerek acil servis ve diğer sağlık hizmetlerinin aksatılması,... gibi, arapsaçına dönen sağlık hizmetlerimizi daha da karmaşıklaştırmaya aday durumundadır. Bu durumda nitelikli sağlık hizmeti vermek mümkün görünmüyor.
-
- Yasanın getirdiği performansa dayalı ücret politikası, Tıp Fakültesi öğretim üyelerini sadece hasta bakmak ve ameliyat yapmak üzere kamçılarken, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmaların önünde engel teşkil ediyor. Bu, zaten yeni açılan, hocasız, laboratuvarsız ve hastanesiz Tıp Fakülteleri ve kontenjan artırımı nedeniyle dibe vuran tıp eğitimini daha da kötüleştirecektir. Niteliksiz eğitim alarak diploma sahibi olan hekimlerin nitelikli sağlık hizmeti vermesi nasıl beklenebilir?
- Sadece kamuda çalışmak durumunda kalan hekimlerin, temel ücretleri iki yıllık yüksek öğrenimle elde edilen mesleklerin dahi gerisinde kalmıştır. Bu durum, uzun süreli hastalık ve yakınlarının özel durumları nedeniyle hizmet üretemeyen hekimleri yoksulluk sınırında yaşamaya mahkûm etmektedir. Aynı durum emeklilikte de geçerlidir. Birçok eksiği ve hatalı anlayışı bünyesinde barındıran söz konusu yasa, anekdotlardan yola çıkarak ülkenin sağlık politikasını yöneten bir anlayışın ürünüdür.
- Tasarı, iş yeri hekimliği, spor hekimliği gibi, hekimlerin tam gün çalışmalarıyla yürütülmeyen hizmetlerin kimler tarafından ve ne şekilde yürütüleceği konusunda bir düzenleme getirmemektedir. Dolayısıyla kamuda çalışan hekimlerin mesai saatleri dışında yürüttükleri bu görevler, tasarı yasalaşırsa, onbinlerce işyerinin hekimsiz kalmasına neden olacaktır. Bu işyerlerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliğini tehlikeye atan bir uygulamadır.
- Sonuç olarak; Bizler “Tam olmayan Tam(!) Gün Yasası”nın karşısındayız.
- Hekimlere;
o Eşdeğer mesleklerle dengelenmiş ve emekliliğe yansıyan temel ücret sağlayan,
o On yıllardır “nasıl olsa kazanıyorlar” zihniyetiyle verilmemiş özlük haklarını sağlayan,
o Tercih ettiğimiz kurumda nitelikli sağlık hizmeti verebileceğimiz,
o Hekimlik mesleğini hakkıyla uygulamamıza engel olmayan,
o Oy kaygısı ve şirin görünme endişesi taşımadan, hekimlerin ve onların meslek kuruluşlarının görüş ve katkılarına itibar edilerek, vatandaşlarımıza daha nitelikli sağlık hizmeti sunmak amacıyla hazırlanan, hekimleri ve vatandaşlarımızı mağdur etmeyen Tam Gün Yasası’nın yanındayız.
Ayrıca;
o Varsa hekimlik mesleği içerisindeki etik ve hukuk dışı davranışların tümünün karşısındayız. Bunların denetlenmesini ve cezalandırılmasını şiddetle savunuyoruz. Bu, meslek etiği ve hukuk kuralları çerçevesinde hekimlik yapan ve meslektaşlarımızın ekseriyetini teşkil eden dürüst hekimleri zan altında kalmaktan kurtaracaktır.
Hekim ve uzman hekim yetiştiren, eğitici, araştırmacı, sağlık hizmeti üreticisi olan biz hekimler, “tam” olduğunda bu yasayı destekleyeceğiz.
Doç. Dr. Karamehmet YILDIZ
Kayseri Tabip Odası Yönetim Kurulu a.
BAŞKAN
|