Aile Hekimi Tabip Odasına Üye Olmak Zorunda
09/07/2009
Türk Tabipleri Birliği (TTB), hem serbest çalışmakta iken aile hekimliği sözleşmesi imzalamış hekimlerin hem de kamu görevlisi iken aile hekimliği sözleşmesi yapmış hekimlerin tabip odalarına üye olmaları gerektiğini bildirdi.
TTB Hukuk Bürosu Koordinatörü Dr. Hakan Giritlioğlu ve TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu, aile hekimliği uygulamasına geçilen bölgelerde tabip odalarının, aile hekimlerinin tabip odalarına üye olmalarının zorunlu olup olmadığı sorularına yanıt verdi. TTB’den yapılan açıklamada, 6023 sayılı TTB Kanunu’na göre, mesleğini serbest olarak icra edenlerin tabip odalarına üyeliklerinin zorunlu olduğu, kamuda çalışan hekimlerin ise isteğe bağlı olarak tabi odalarına üye olabilecekleri vurgulandı.
Bu durumda 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun uyarınca yapılan aile hekimliği sözleşmesine bağlı çalışmanın, TTB Kanunu kapsamında sayılıp sayılmayacağı üzerinde durulması gerektiği belirtilen açıklamada, aile hekimlerinin Sağlık Bakanlığı ile bir sözleşme yaparak mesleklerini icra ettikleri, bu sözleşmenin kamusal bir hizmeti vermek üzere kamu otoritesiyle yapılmakla birlikte, ilgili kanun gereği özel hükümlere sahip bir sözleşme olduğu ifade edildi.
Aile hekimleri kamuda çalışmıyor Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu yönüyle aile hekimliği sözleşmelerini, kamu kurumları ile işyeri hekimi arasında yapılan işyeri hekimliği sözleşmelerine benzetmek olanaklıdır. Diğer taraftan aile hekimleri, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri bünyesinde çalışmamaktadırlar. Aile hekimliği hizmeti ‘aile sağlığı merkezleri’nde verilmektedir. Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca aile sağlığı merkezi (Yönetmeliğin 21. maddesinde sayılan fiziki koşulları taşıyan mekanda) bir ya da daha fazla aile hekimi tarafından açılabilir. 5258 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde de belirtildiği gibi, hazine, belediye veya il özel idaresine ait taşınmazlardan aile sağlığı merkezi olarak kullanılması uygun görülenler, Maliye Bakanlığı, belediye veya il özel idarelerince bu amaçla kullanılmak üzere doğrudan aile hekimine kiraya verilebilmektedir. Bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, özel sağlık kuruluşu niteliğindeki ‘aile sağlığı merkezlerinin’ kirası aile hekimi tarafından ödendiği gibi, aile sağlığı merkezinin diğer tüm giderleri de aile hekimi tarafından karşılanmaktadır. Bu özellikleriyle ele alındığında aile hekimliğinin, 6023 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 2. fıkrası kapsamında kabul edilmesi olanaklı görünmemektedir.”
Üye olmayanlara disiplin soruşturması açılabilecek Açıklamada, bu durumda serbest çalışmakta iken aile hekimliği sözleşmesi imzalamış olan hekimlerin TTB Kanunu’nda belirtilen serbest çalışma biçiminde mesleklerini icra etmeye devam ettikleri, tabip odalarına üyelik yönünden de bu düzenlemeye tabi olacakları dile getirildi.
Kamu görevlisi iken aile hekimliği sözleşmesi yapmış hekimlerin ise 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun gereği kadroları ile ilişkileri devam etmesine rağmen, 6023 sayılı Kanun’da üyelik için kabul edilen ölçüte göre serbest çalışmaya başladıkları kabul edileceğinden, tabip odasına üye olmaları gerektiği bildirildi.
Söz konusu hekimlerin üyeliklerinin başlangıcının aile hekimi olarak ilgili oda çevresinde çalışmaya başladıkları tarihten bir ay sonrası olduğu, aidatlarının da buna göre hesaplanması gerektiği belirtildi. Açıklamada, kendilerine bilgi verildiği halde üye olmayan hekimler hakkında TTB Kanunu ve TTB Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde disiplin soruşturması başlatılabileceği de anımsatıldı.
RESMİ YAZI İÇİN TIKLAYIN
Kaynak:Helin Aygün-Ankara/MEDİMAGAZİN |